Zihin Felsefesi 2018-2019 Final Ünite 8,9 ve 10 Sınavı

Zihin Felsefesi 2018-2019 Final Ünite 8,9 ve 10 Sınavı sorularını bu sayfadan online olarak çözebilirsiniz.

Doğru Sayısı %%SCORE%%
Yanlış Sayısı %%WRONG_ANSWERS%%
CEVAPLARINIZ
Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1

Bundle (Yığın) Kuramı'nı ortaya atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

A
Descartes
B
David Hume
C
John Perry
D
Godfrey Vesey
E
John Locke
1 numaralı soru için açıklama 
Kişisel özdeşliği ve kendiliği ölümsüz bir ruhla tanımlayan Kartezyen düalizm görüşüne karşı 17. yüzyıl düşünürü David Hume deneyci bir yaklaşımla Bundle (Yığın) Kuramı olarak bilinen görüşü ortaya atmıştır.
Soru 2

Düşünceler, inançlar, arzular gibi yönelimsel ve ağrı hissetmek gibi niteliksel zihinsel durumların tamamının öznesi durumunda olan dışarıdan bedensel olarak gözlenebilen sosyal birey aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

A
Kendilik
B
Benlik
C
Kişi
D
Özdeşlik
E
Bütünlük
2 numaralı soru için açıklama 
Kişi düşünceler, inançlar, arzular gibi yönelimsel ve ağrı hissetmek gibi niteliksel zihinsel durumların tamamının öznesi durumunda olan dışarıdan bedensel olarak gözlenebilen sosyal birey olarak ifade edilmektedir.
Soru 3

Kişi olmak için yeterli ve gerekli koşulların belirlenmesinde ortaya çıkan düalist ve materyalist görüşlere dayanan kuramlar aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

A
Ego Kuramı - Bundle (yığın) Kuramı
B
Bundle (yığın) Kuramı - Özdeşlik Kuramı
C
Ego Kuramı - Kartezyen Ego Kuramı
D
Kişisel Özdeşlik Kuramı - Bundle (yığın) Kuramı
E
Kartezyen Ego Kuramı - Kişisel Özdeşlik Kuramı
3 numaralı soru için açıklama 
Kişi olmak için, yeterli ve gerekli koşulların belirlenmesinde, iki farklı görüş karşımıza çıkmaktadır. Bunlar düalist görüşleri temele alan ego kuramı, materyalist görüşleri temel alan bundle (yığın) kuramıdır.
Soru 4

Çeşitli zihinsel durumların doğası nedir? ve farklı zihinsel durumlar birlikte var olmak, yani aynı ve tek kişiye ait olmak için birbirine nedensel olarak nasıl bağlanmalıdır?” sorularını sorarak bellek ölçütüne farklı bir yaklaşım getiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

A
John Perry
B
Guy Fawkes
C
Derek Parfit
D
Sydney Shoemaker
E
David Wiggins
4 numaralı soru için açıklama 
Döngüsellik eleştirisini bertaraf etmek üzere, Locke’un bellek ölçütünü ilk düzeltme girişimi Sydney Shoemaker’dan (1975) gelmiştir. Shoemaker, kişisel özdeşliği, iki soruyu birbiriyle bağlantılı bir şekilde cevaplamayı amaçlayan işlevselci bir yaklaşımla ele almıştır. Bu sorular “çeşitli zihinsel durumların doğası nedir?” ve “farklı zihinsel durumlar birlikte var olmak, yani aynı ve tek kişiye ait olmak için birbirine nedensel olarak nasıl bağlanmalıdır?” sorularıdır.
Soru 5

Bütün kişisel yaşantıların, ilk elden, aracısız olarak içsel bir bütünlük içererek öznenin kendisine ait yaşantılar olarak yansıtıldığı şekliyle bireyi temsil eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

A
Kişisel özdeşlik
B
Kendilik (self)
C
Ego
D
Kimlik
E
Bütünlük
5 numaralı soru için açıklama 
Kendilik (self) bütün kişisel yaşantıların, ilk elden, aracısız olarak içsel bir bütünlük içererek öznenin kendisine ait yaşantılar olarak yansıtıldığı şekliyle bireyi temsil eder. Kendilik, dıştan gözlenen ve bilinen bireyi değil, içsel olarak bütün yaşantıların bir bütünlük ve birlik içinde bir araya geldiği, kendisine atfedildiği şekliyle kişiyi temsil eder.
Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi kişinin yaşadığı farklı deneyimlerin, aynı kişinin deneyimleri olarak, aynı çatı altında toplanmasını eleştiren kişilik ödeşlik sorunlarındandır?

A
Kimlik sorunu
B
Psikolojik süreklilik sorunu
C
Bellek sorunu
D
Bütünlük sorunu
E
Bedensel süreklilik ölçütü
6 numaralı soru için açıklama 
Bütünlük sorunu kısaca şöyle düzenlenebilir: İnsan yaşamı boyunca birçok du- yumlara, duygulara, düşüncelere, hatıralara vb. sahiptir. Bütün bu deneyimlerin ortak olarak paylaştıkları tek husus, hepsinin o kişinin deneyimleri olması, hepsi- nin o kişinin zihninde olmalarıdır. Ama, bu farklı deneyimlerin, aynı kişinin dene- yimleri olarak, aynı çatı altında toplanması nasıl mümkündür? Bir kişinin şimdiki deneyimleriyle geçmiş deneyimlerini birbirine bağlayan şey nedir? Bu bütünlük, bütün bu deneyimlerin bir ve aynı bilinçli kendiliğe bağlı olmasından mı kaynak- lanır, yoksa bunların hepsinin kendileri için bir nevi zemin oluşturan, kesintisiz bir şekilde süre giden, bir ve aynı deneyimle ilişkili olmalarından mı kaynaklanır? Farklı deneyimleri, bir ve aynı bende bir araya getiren bütünlük ilkesi nedir?
Soru 7

İlk defa kişisel özdeşlik için, psikolojik bir ölçüt olarak bellek ölçütünü ileri süren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

A
Descartes
B
Locke
C
Shoemaker
D
Parfit
E
Reid
7 numaralı soru için açıklama 
John Locke, ilk defa kişisel özdeşlik için, psikolojik bir ölçüt olarak bellek ölçütünü ileri sürmüştür. Locke’un kişisel özdeşlik sorununu, bellek ölçütü altında tanımlama çabası, bu konuda, daha sonra yapılan çalışmalara büyük ölçüde esin kaynağı olmuştur.
Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi kişinin kendiliğinin (self), zaman içinde aynı kalıp kalmadığı ve kendimize özgü duygu, inanç, imge vb. düşünsel ve ruhsal durumlarımızda meydana gelen, çoğu kere kalıcı, ani değişimlere rağmen kendiliğimizin bütünlüğünü, aynı ben olarak sürekliliğini sağlayan bir kriterin olup olmadığını değerlendiren sorudur?

A
Ben neredeyim?
B
Ben kimim?
C
Ben ne zaman dünyaya geldim?
D
Ben ne yapıyordum?
E
Ben neyim?
8 numaralı soru için açıklama 
Ben kimim? sorusu kişinin kendiliğinin (self), zaman içinde aynı kalıp kalmadığı ve kendimize özgü duygu, inanç, imge vb. düşünsel ve ruhsal durumlarımızda meydana gelen, çoğu kere kalıcı, ani değişimlere rağmen kendiliğimizin bütünlüğünü, aynı ben olarak sürekliliğini sağlayan bir kriterin olup olmadığını değerlendiren sorudur
Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi 17. yüzyıl düşünürü olan ve deneyci bir yaklaşımla bundle (yığın) kuramını ortaya atan Hume’un görüşlerini yansıtmamaktadır?

A
Gerçek bilgiye ulaşmanın yolu duyu organlarından geçmektedir.
B
Sürekli, değişmeyen bir kendilik fikri bir yanılsamadır.
C
Gerçek bilgiye ulaşmada esas olan izlenimlerdir.
D
Kendilik tasarımı, kendilik izleniminden elde edilmektedir.
E
Birbirinden ayrı algılarımız arasında gerçek bir bağlantı yoktur.
9 numaralı soru için açıklama 
17. yüzyıl düşünürü olan Hume, deneyci bir yaklaşımla bundle (yığın) kuramı olarak bilinen görüşü ortaya atmıştır. Materyalist bir düşünür olan Hume, bedenden bağımsız ölümsüz bir zihin fikrini reddetmiştir. Gerçek bilgiye ulaşmanın yolunun duyu organlarından geçtiğini söyleyen Hume’a göre, esas olan izlenimlerdir. İzlenimlerin bir araya gelmesiyle basit fikirler ve bunların çağrışımlar yoluyla bir araya gelmesiyle de karmaşık fikirler oluşur. Kendilik böyle fikirler ve izlenimlerden oluşmuş bir yapı olduğu için, kendiliğin özdeşliği diye bir şey de olamaz. Çünkü; kendilik söz konusu olduğunda, ne beyinde kendiliğe karşılık gelen anatomik bir yapı, ne de tek ve birleşik bir kendilik deneyimine karşılık gelen bir izlenim, bir zihinsel durum yoktur. Kendiliğin varlıksal bir karşılığı olmaması, İngiliz deneyci düşünür Hume’u, kendiliğin varlığını reddetmeye yöneltmiştir. Kendiliğin tanımı gereğince, kendilik tasarımı, kendilik izleniminden elde edilemez. Aynı zamanda hiçbir izlenim, hayat boyu sürekli aynı kalamayacağı için, herhangi bir başka izlenimden de elde edilemez. Dolayısıyla gerçek bir kendilik tasarımına sahip olamayız. Hume’a göre “tüm ayrı algılarımız ayrı varoluşlardır ve zihin, hiçbir zaman ayrı varoluşlar arasında gerçek bir bağlantı algılamaz” (Hume, 2009: 420-21). Yani birbirinden ayrı algılarımız arasında gerçek bir bağlantı yoktur, ama biz, yine de onların birbirine bağlı olduğunu düşünürüz. Hume benzerlik, bitişiklik ve nedensellik ilişkilerine dayanarak, bu farklı algılar arasında onları birleştiren bir bağlantı olduğunu hissettiğimizi, kişisel özdeşlik fikrinin de “tümüyle düşünce yetisinin bağlantılı bir tasarımlar zinciri boyunca, yukarıda açıklanan ilkelere göre pürüzsüz ve kesintisiz bir şekilde ilerlemesinden kaynaklanan” (Hume, 2009: 179) hayali, uydurma bir tasarım olduğunu söyler.
Soru 10

Chalmers’a göre, bilinçle ilgili sorunların çoğu, bilincin açıklamaya çalıştığı olgularla ilgili sorunlardır. Chalmers’in sıralamasına göre aşağıdakilerin hangisi yanlıştır?

A
Bilişsel bir sistem yoluyla bilginin birleştirilmesi.
B
Zihinsel durumların dışa vurulabilirliği.
C
Bir sistemin kendi içsel durumlarına erişebilme becerisi
D
Dikkatin belli bir noktada odaklanamaması.
E
Davranışın istemli bir şekilde kontrol edilmesi.
10 numaralı soru için açıklama 
Chalmers’a göre, bilinçle ilgili sorunların çoğu, bilincin açıklamaya çalıştığı olgularla ilgili sorunlardır. Chalmers bunları şöyle sıralar: -Çevresel uyaranları birbirinden ayırt etme, sınıflandırma ve tepki verme becerisi. -Bilişsel bir sistem yoluyla bilginin birleştirilmesi. -Zihinsel durumların dışa vurulabilirliği. -Bir sistemin kendi içsel durumlarına erişebilme becerisi. -Dikkatin belli bir noktada odaklanabilmesi. -Davranışın istemli bir şekilde kontrol edilmesi.
Soru 11

“ ________ sorunu bilinçle ilgili en temel sorundur. Farkındalık sorunu, bir kişinin nelerin farkında olup, nelerin farkında olamayacağı arasındaki farkın ortaya konulmasıdır.”
Yukarıdaki tanıma göre boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi tamamlar?

A
Zihin
B
Farkındalık
C
Bilgi
D
Hayat
E
Felsefe
11 numaralı soru için açıklama 
Farkındalık sorunu bilinçle ilgili en temel sorundur. Farkındalık sorunu, bir kişinin nelerin farkında olup, nelerin farkında olamayacağı arasındaki farkın ortaya konulmasıdır.
Soru 12

“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık aşağıdaki hangi anlamda kullanılır?

A
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca dışarıdaki herhangi bir nesnenin farkına varmamız anlamında değil, ama zihnimizde ve genel olarak bedenimizde olup biten şeylerin farkına varmamız anlamında kullanılır.
B
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca dışarıdaki herhangi bir düşüncenin farkına varmamız anlamında değil, ama hayatta ve genel olarak çevremizde olup biten şeylerin farkına varmamız anlamında kullanılır.
C
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca dışarıdaki herhangi bir nesnenin farkına varmamız anlamında kullanılır.
D
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca dışarıdaki dünyada olan olayların farkına varmamız anlamında kullanılır.
E
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca tanrı olgusunun farkına varmamız anlamında kullanılır.
12 numaralı soru için açıklama 
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca dışarıdaki herhangi bir nesnenin farkına varmamız anlamında değil, ama zihnimizde ve genel olarak bedenimizde olup biten şeylerin farkına varmamız anlamında kullanılır.
Soru 13

Aşağıdakilerden hangisi öz bilince sahip bir kendilik anlayışı geliştirmiş, kişinin sahip olduğu çeşitli, farklı deneyimlerin, bir ve aynı kendilik altında toplanmasının mümkün olduğunu göstermiştir?

A
Locke
B
Nagel
C
Kant
D
Husserl
E
Weiskrantz
13 numaralı soru için açıklama 
Kant, öz bilince sahip bir kendilik anlayışı geliştirmiş, kişinin sahip olduğu çeşitli, farklı deneyimlerin, bir ve aynı kendilik altında toplanmasının mümkün olduğunu göstermiştir.
Soru 14

Aşağıdaki ögelerden hangisi bilincin, her zaman bir şeyin bilincinde olması demektir?

A
Öznellik
B
Nesnellik
C
Kendilik
D
Yönelimsellik
E
Farkındalık
14 numaralı soru için açıklama 
Yönelimsellik, bilincin, herzaman bir şeyin bilincindeolması demektir.
Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi heterofenomenoloji adını verdiği bir yaklaşımla bilinci, ayrıcalıklı erişim, yani birinci şahıs bilgisiyle değil, aksine üçüncü şahıs bilgisiyle erişilen bir şey olarak açıklamaya çalışır?

A
Dennett
B
Nagel
C
Chalmers
D
Locke
E
McGinn
15 numaralı soru için açıklama 
Dennett, heterofenomenoloji adını verdiği bir yaklaşımla bilinci, ayrıcalıklıerişim, yani birinci şahıs bilgisiyle değil, aksine üçüncü şahıs bilgisiyle erişilenbir şey olarak açıklamaya çalışır.
Soru 16

“Bana kalırsa ben, kendilik dediğim şeyin en yakınına girecek olursam, her zaman sıcaklık ya da soğukluğun, ışık ya da gölgenin, sevgi ya da nefretin, acı ya da hazzın şu ya da bunun tikel algısına çarparım. Hiçbir zaman kendiliğimi bir algı olmaksızın yakalayamam, hiçbir zaman da algıdan başka bir şey gözleyemem”
Yukarıdaki paragraf aşağıdaki hangi düşünüre aittir?

A
David Hume
B
Thomas Nagel
C
David Chalmers
D
John Locke
E
Larry Weiskrantz
16 numaralı soru için açıklama 
Hume “bana kalırsa ben, kendilik dediğim şeyin en yakınına girecek olursam, her zaman sıcaklık ya da soğukluğun, ışık ya da gölgenin, sevgi ya da nefretin, acı ya da hazzın şu ya da bunun tikel algısına çarparım. Hiçbir zaman kendiliğimi bir algı olmaksızın yakalayamam, hiçbir zaman da algıdan başka bir şey gözleyemem”
Soru 17

“Weiskrantz’ın “kör görü” hastalarıyla yaptığı deneylerdeki bütün nitel zihin halleri, yani algılanmış niteliklerin tamamı, hastanın bilincinin dışında olursa ne olur, sorusunu akla getirmiştir. Bu konuda geliştirilen düşünce deneyi, zihin felsefesi literatüründe ________ ________ olarak geçer.”
Yukarıdaki boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

A
Zombi
B
Yoksun nite
C
Duygusuz
D
Körlük
E
Kör Görü
17 numaralı soru için açıklama 
Weiskrantz’ın “kör görü” hastalarıyla yaptığı deneylerdeki bütün nitel zihin halleri, yani algılanmış niteliklerin tamamı, hastanın bilincinin dışında olursa ne olur, sorusunu akla getirmiştir. Bu konuda geliştirilen düşünce deneyi, zihin felsefesi literatüründe yoksun nite (absent qualia) olarak geçer
Soru 18

Bir kaplan gördüğünüzü varsayın, yapılacak en akıllıca şey, algılama süreci üzerinde düşünmeden hemen kaçmaktır. Ama kaplanı görme sürecimizin farkında olsaydık o zaman, gördüğümüzün gerçekten bir kaplan mı, yoksa zihnimizdeki bir kaplan imgesi mi olduğunu anlamaya çalışmak bize vakit kaybettirirdi.
Yukarıda verilen örnek olayda farkındalığa ilişkin hangi kavram vurgulanmaktadır?

A
Öz bilinç
B
İç görü
C
Dolaysız farkındalık
D
Kör görü
E
Yoksun nite
18 numaralı soru için açıklama 
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca dışarıdaki herhangi bir nesnenin farkına varmamız anlamın- da değil, ama zihnimizde ve genel olarak bedenimizde olup biten şeylerin farkına varmamız anlamında kullanılır. Bazı şeyler, bilincimize he- men girdiği halde, bazı şeylerinse bilincinde olamayız. Örneğin; bu sayfadaki ke- limeleri okuduğunuzun bilincindesiniz, ama algı sürecinin, gözün retinasını be- yindeki görme merkezine bağlayan sürecin farkında olamazsınız. Belki de bunun evrimsel bir sebebi vardır; bir kaplan gördüğünüzü varsayın, yapılacak en akıllıca şey, algılama süreci üzerinde düşünmeden hemen kaçmaktır. Ama kaplanı görme sürecimizin farkında olsaydık o zaman, gördüğümüzün gerçekten bir kaplan mı, yoksa zihnimizdeki bir kaplan imgesi mi olduğunu anlamaya çalışmak bize vakit kaybettirirdi.
Soru 19

Nörolojiden edinilen kimi bulgular ve psikopatolojik bozukluklar yöne- limsel zihin halleri gibi gülün kırmızılığını görmek, buzun soğukluğunu hissetmek ve bunları sözel olarak ifade etmek gibi bazı nitel zihin hallerinin de her zaman bi- linçli olmadığını göstermektedir.
Aşağıdakilerden hangisi bu konudaki en önemli bulgu kaynağıdır?

A
Geçmiş deneyimler
B
Farkındalık
C
Öznellik
D
Nörolojik hastalıklar
E
Yönelimsellik
19 numaralı soru için açıklama 
Nörolojiden edinilen kimi bulgular ve psikopatolojik bozukluklar yöne- limsel zihin halleri gibi gülün kırmızılığını görmek, buzun soğukluğunu hissetmek ve bunları sözel olarak ifade etmek gibi bazı nitel zihin hallerinin de her zaman bilinçli olmadığını göstermektedir. Bu konudaki en önemli kanıtlar beyin hasarından kaynaklanan amnezi (unutkanlık) sendromu ve “kör görü” (blindsight) adı verilen bir nörolojik hastalıkla ilgili bulgulardan gelmektedir. Her iki grup hasta öğrenme ve öğrendiğini uygulama yönünden yeteneklerini kaybetmemiş olsalar da, bunu yapabildiklerinin farkına varamamaktadırlar. Amnezi hastaları, bütün algısal ve bi- lişsel becerilerini, normal olarak korumalarına rağmen, bir dakika önce ne yaptık- larını ya da kim olduklarını hatırlayamamaktadırlar. Ancak; her zihinsel durumun, mutlaka kişinin bilincinde olmadığının en çarpıcı örneğini, “kör görü” hastaları oluşturmaktadır.
Soru 20

Bir kişinin “ağrı” terimiyle isimlendirilmiş içsel zihinsel durumuyla bir başka kişinin “ağrı” adı verilen içsel zihinsel durumunun, birbirinden son derece farklı olabileceğini gösteren duruma ne ad verilir?

A
Kutudaki böcek benzetmesi
B
Halk psikolojisi kuramı
C
Benzerlik argümanı
D
Başka zihinler sorunu
E
Kendilik bilgisi
20 numaralı soru için açıklama 
Wittgenstein’ın, kutudaki böcek benzerliği düşünce deneyi, bir kişinin “ağrı” terimiyle isimlendirilmiş içsel zihinsel durumuyla bir başka kişinin “ağrı” adı verilen içsel zihinsel durumunun, birbirinden son derece farklı olabileceğini gösterir.
Soru 21

Davranışçı olmakla itham edilen filozoflar aşağıdakilerden hangisidir?

A
Locke-Hume
B
Wittgenstein- Strawson
C
Kant-Locke
D
Wittgenstein-Hume
E
Hume-Kant
21 numaralı soru için açıklama 
Hem Wittgenstein hem de Strawson, kişinin kendinin veya başkalarının zihinsel süreçleri hakkında edindiği bilginin birinci şahıs perspektifinden değil üçüncü şahıs perspektifinden kazanması gerektiğini savunur. Bu yüzden her ikisi de davranışçı olmakla itham edilmiştir.
Soru 22

Transactional analizde çocuk, yetişkin ve ebeveyn olmak üzere, üç içsel varlık kavramına inceleyen kişi aşağıdakilerden hangisidir?

A
Eric Berne
B
Peter Berne
C
Ricky Berne
D
Terence Berne
E
Elinor McRae
22 numaralı soru için açıklama 
Eric Berne tarafından geliştirilen transactional analizde çocuk, yetişkin ve ebeveyn olmak üzere, üç içsel varlık kavramına incelemiş.
Soru 23

“Yeşil duyumu” öznenin yeşil olarak gördüğü, nesnenin kendisinde uyandır- dığı deneyimi tanımlar. Bunun dışında ne tür bir deneyin, tam olarak, bunun gibi bir deneyim olduğuna dair bir şey söylemez. Yukarda verilen örnek olay kendilik bilgisine ilişkin hangi kavrama vurgu yapmaktadır?

A
Öznel bilinç
B
İçe bakış
C
Kendilik tasarımı
D
Düzenleyici ide
E
Kategori hatası
23 numaralı soru için açıklama 
İngiliz deneycilerine göre, bizim yanılmaz bir şekilde bildiğimiz içsel ya da zihinsel durumlarımız psikolojik kelimelerin anlamları olarak vardır. Ancak; daha sonra davranışçıların gösterdiği gibi, zihinsel durumlarımız daha ziyade davranışlarımızla ve özellikle de sözel davranışlarımızla tanımlanırlar. Örneğin; “yeşil duyumu” öznenin yeşil olarak gördüğü, nesnenin kendisinde uyandır- dığı deneyimi tanımlar. Bunun dışında ne tür bir deneyin, tam olarak, bunun gibi bir deneyim olduğuna dair bir şey söylemez. Dolayısıyla biz, içebakışla zihinsel terimlerin anlamını bilemeyiz.
Soru 24

İçebakışla kişinin kendi öznel bilincine ilişkin bir bilgi edinemeyeceğini savunan filozof kimdir?

A
Hume
B
Platon
C
Aziz Augustine
D
Eric Berne
E
Locke
24 numaralı soru için açıklama 
Hume, içebakışla kişinin kendi öznel bilincine ilişkin bir bilgiedinemeyeceğini savunur. Hume’a göre bütün o bilinçli durumların ve süreçlerinötesinde, o bilinçli durumlara sahip bir varlık olarak, bir kendilik yoktur.
Soru 25

Individuals (Bireyler) isimli eserinde “kişinin kendisine bilinç durumları, deneyimler atfetmesinin zorunlu koşulu, kişinin, aynı durumları kendisinden başka bir kişiye atfederken de aynı şekilde davranmasıdır”
Yukarıda bahsedilen eser kime aittir?

A
David Chalmers
B
Peter Frederick Strawson
C
Daniel Clement Dennett
D
William James
E
Ludwig Wittgenstein
25 numaralı soru için açıklama 
P. F. Strawson’un Individuals (Bireyler) isimli eserinde “kişinin kendisine bilinç durumları, deneyimler atfetmesinin zorunlu koşulu, kişinin, aynı durumları kendisinden başka bir kişiye atfederken de aynı şekilde davranmasıdır”
Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi kartezyen zihin anlayışının, zihnin ve anlamın ne olduğuna ilişkin kavrayışı üzerine olan benzerlik argümanına eleştiri getiren düşünürdür?

A
Cantor
B
Descartes
C
Freud
D
Hume
E
Wittgenstein
26 numaralı soru için açıklama 
Benzerlik argümanını, kişinin ağrı ya da kızgınlık gibi zihinsel bir durumu öncelikle belirleyebilmesini, daha sonra ortaya çıktığında da tanımlayabilmesini gerek- tirir. Wittgenstein’ın benzerlik argümanına eleştirisi, bu yaklaşımda, doğru olan ve doğru olmayan tanımlamayı, birbirinden ayırt etmeye yarayan bir ölçütün olmamasıdır. Oysa doğru ve yanlış, tanımlamanın birbirinden ayrılması ve bu ayrımın belli ilkelere bağlanması, sağlıklı bir tanımlama yapmak için son derece gereklidir. Wittgenstein’in eleştirisi, Kartezyen zihin anlayışının, zihnin ve anlamın ne oldu- ğuna ilişkin kavrayışı üzerindedir.
Soru 27

Aşağıdakilerden hangisi benzerlik argümanına getirilen eleştirilerden sonra, başka zihinler sorununa karşı üretilen çözümlerden en bilineni ve üzerinde en çok tartışılanıdır?

A
Yapılandırmacı yaklaşım
B
Pragmatizm
C
Yapısalcı yaklaşım
D
Davranışçı yaklaşım
E
Analitik psikoloji
27 numaralı soru için açıklama 
Hem Wittgenstein, hem de Strawson benzerlik argümanına yönelttikleri eleşti- rilerinde, başkalarının zihnini göz önüne almadan, kişinin kendi zihnini bilmesinin olanaklı olmadığından hareket ettikleri için, her iki görüş de davranışçılıkla damgalanmıştır. Çünkü; başkalarına zihinsel durumlar atfetmek, esasta onların davranışlarının gözlenmesine dayanır. Gerçekten de benzerlik argümanına getirilen eleştirilerden sonra, başka zihinler sorununa karşı üretilen çözümlerden en bilineni ve üzerinde en çok tartışılanı, davranışçılık ekolü içinde önerilen çözümdür.
Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi Başka kişilerin davranışlarını, arzular, niyetler, duyular bağlamında açıklayabiliyorsak o zaman onların da kendimiz gibi birer zihne sahip olduğunu kabul etmeliyiz. görüşünü benimseyip, davranışçı çözüme alternatif bir çözüm önerisi olarak kullanılabilir?

A
Kartezyen zihin anlayışı
B
Benzerlik argümanı
C
Halk psikolojisi kuramı
D
Kendilik bilinci
E
Bellek kuramı
28 numaralı soru için açıklama 
Davranışçı çözüme alternatif bir çözüm önerisi halk psikolojisi kuramından getirilebilir. Buna göre, kişilerin davranışları, en iyi biçimde arzular, inançlar, algılar, duyular ve benzeri durumlar bağlamında açıklanabilir ve yordanabilir. Bu, günlük hayatta herkes tarafından insanların davranışlarını anlamada kullanılan en iyi yol olduğuna göre, diğerlerinin de “başka zihinler” olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Soru 29

Bir menekşe dokusunda olan şeyler her zaman o kişinin mavi dediği ideyi, bir kadife çiçeği kokusundaki şeyler de her zaman sarı dediği ideyi üreteceğine göre, o bu görüntüler nasıl olursa olsun şeyleri düzenli biçimde seçebilmek için bu görüntülerden yararlanabilecek, sanki zihnindeki, bu iki çiçekten alınmış görüntüler ve ideler başka kimselerin zihnindeki idelerle tam olarak aynıymış gibi, ‘mavi’ve ‘sarı’adlarının imlediği bu seçiklikleri anlayıp inceleyebilecektir.
Yukarıda Locke'un benzerlik argümanına yönelttiği eleştiriden bir alıntı bulunmaktadır.
Aşağıdakilerden hangisi Locke'un bu alıntıda eleştirdiği benzerlik argümanı bileşenidir?

A
Bir menekşe dokusunda olan şeylerin her zaman o kişinin mavi dediği ideyi oluşturduğu
B
Bu iki çiçekten alınmış görüntüler ve idelerin başka kimselerin zihnindeki idelerle tam olarak aynıymış gibi durması
C
Bireylerin aynı ideleri seçebilmek amacıyla görüntüler nasıl olursa olsun şeyleri düzenli biçimde seçebilmek için bu görüntülerden yararlanabilecekleri
D
Bireylerin ‘mavi’ve ‘sarı’adlarının imlediği bu seçiklikleri anlayıp inceleyebilecekleri
E
İnsanın zihnindeki mavi idesinin, bir başka insanın mavi idesinden farklı olabileceği
29 numaralı soru için açıklama 
John Locke on sekizinci yüzyılda, Wittgenstein’e benzer bir şekilde, insanın zihnindeki mavi idesinin, bir başka insanın mavi idesinden farklı olabileceğini tartışarak, Kartezyen zihin anlayışının bu sonucunu eleştirir. Locke, menekşenin görsel duyular aracılığıyla bir kimsenin zihninde, başka bir kişinin zihninde kadife çiçeğinin ürettiğiyle aynı nitel zihinsel duyumu uyandırdığı ya da tam tersi olduğu bir durumu değerlendirir. Locke’a göre, bu durumda, her iki kişi, menekşenin mor, kadife çiçeğinin de sarı olduğunu kabul edecektir; ama biri “mor” dediğinde diğerinin “sarı” dediğini kastediyor ya da tam tersi olabilir. Bir başka deyişle bu kişilerin, menekşeye ve kadife çiçeğine baktıklarında, deneyimledikleri renk duyumları, tersine dönmüş olacaktır. Aynı şekilde, her birinin ‘mavi’ve ‘sarı’dediğinde kastettikleri anlamlar da tersine dönmüş olacaktır. Çünkü; ‘mavi’ve ‘sarı’renk deneyimlerini, her biri, kendi özel yaşantısına dayanarak elde etmiş- tir. Ancak Locke, bunun böyle olup olmadığının hiçbir şekilde bilinemeyeceğini, çünkü; bu kişilerden hiç birinin diğerine, o renk isimlerine karşılık gelen kendi zihinlerindeki özel deneyimlerini aktaramayacağını söyler.
SONUÇLAR
29 tamamladınız.
Liste
Geri dön
Tamamlananlar işaretlendi.
12345
678910
1112131415
1617181920
2122232425
26272829Son
Geri dön
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Bu yazıya oy vermek ister misiniz?)
Loading...